Tıp fakültesindeyken arkadaşlarıma yediklerimizin içtiklerimizin vücudumuzu çok etkilediğini bu yüzden bunlara çok dikkat etmemiz gerektiğini anlatırdım. Çünkü vejeteryan olduğumu duyduklarında herkes “Ne yani et yemiyor musun” diye bir şaşkınlık duyar sonrada değişmeyen soru gelirdi “Neden vejeteryansın..Neden et yemiyorsun”. Meditasyon ve yoga yaptığımı öğrendiklerinde ise çizgi film kahramanı “Ayı Yogi” den esinlenerek adımın önüne yogi eklediler. Ayı kelimesiyle birlikte tabiki…Yediklerimizin, meditasyonun, yoganın ve müziğin beyin dalgalarımız üzerindeki etkilerini anlattığım zamanlarda kızların ilgisini çekmek için b u tür şeylerle uğraştığımı söyleyenler bile oldu. Düşünsenize tıp fakültesindesiniz, (üstelik Hacettepe Tıp’ta) bütün herkes TUS’u kazanmak için daha birinci sınıftayken başlamış anatomi, fizyoloji, patoloji çalışmaya ve siz onlara meditasyondan yogadan bahsediyorsunuz…Ne ilgilerini çekersiniz ha…Daha sonraları ise tıp fakültesini bırakıp, üfürükçü olmamı bundan daha fazla para kazanacağımı söyleyenler bile oldu.
O yıllardan sonra vejeteryan olduğumu, en azından nedenlerini anlatmayı bıraktım. Etten tiksindiğimi söyledim herkese…Meditasyon ve yoga yaptığımı yeni arkadaşlarıma hiç söylemedim.
Son zamanlarda insanlardaki maneviyat azalışı büyük bir ivme kazandı. Yüzyıllarca bildiğimiz ancak neden yaptığımızı bilmediğimiz bir çok şey günümüzde yeniden keşfedilmeye başlandı.
Onbinlerce yıl öncesinden çalgı aletleri ürettik. Şimdi ise onların hepsini müzelere koyduk…Ta ki gelip birileri buluncaya kadar…
4 Yorum:
"medet" hayattan umduğumuzun toptan adı...
umduğumuz sonrasında başardığımız ve sonrasında hayatımıza duhul eden...
herkesin farklı bir maneviyatı var değişik yollardan yararlandığı...
malesef belki denemediğimden yoga ve meditasyon bana hiç yakın olmadı...
Büyük Atatürk'ün dediği gibi, kültürümüzün köklerine indiğimiz zaman çıkan sonuçlardan dünya ayağa kalkıp selam duracaktır.Bazı köksüz devletler de Irakta yaptıkları gibi(çapulcu sürüleri türk tarihinden gelen tapu kayıtlarını ve yüzyılların birikimi kütüphaneleri yaktılar) bu kültürün köklerini kurutmak için ellerinden ne gelirse yapacaklardır.
sizin gösterdiğiniz bu deryanın sadece bir yönü.Ama çok güzel bir yönü.Sizi kutluyor ve her Türk gencinin bu bilinç düzeyine ulaşmasını diliyorum.
Sevgiler.
Harika bir video ayrıca bilimsel bir çalışma. Edirne'de Beyazıt Külliyesi'nde eskiden su sesi ve müzik ile hastalıklara çare bulunurmuş. Şimdilerde müze olarak hizmet vermekte. Trakya Üniversitesi bu konu üzerinde durarak orayı müze haline sokan kurumdur. Ayrıca 2004 yılında uluslararası müzeler ödülüne de layık görülmüştür.
MERHABA,BU HARİKA PAYLAŞIM İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER! SABAH İZLEDİM İNAN BÜYÜK BİR HUZURVE DİNGİNLİKLE GÜNE BAŞLADIM..sEVGİYLE....
Yorum Gönder