Türkiye’nin ve dünyanın sayılı mağaralarından biri olduğu söyleniyor. İçerisi gerçekten muhteşem bir güzellikte. Sabit bir sıcaklığı var. (İnternetteki kaynaklara göre 18 derece sabit sıcaklığı olduğu söyleniyor. Girişteki tanıtım yazılarında 17-24 derece arasında değişen bir sıcaklık ve nem olduğu yazılı.)
İçerisini gezerken mont yada kabanınızı arabada bırakırasınız daha iyi olur. Ban kalın bir kabanla içeriye girdim. Ter içinde kaldım. Zaten mağarada bir yukarıya bir de aşağıya inen büyük iki galeri mevcut. Sayısız merdiven inip çıkıyorsunuz. Tavandan sürekli sular akıyor. Işıklandırması yetersiz olsa bile –bence bazı sarkıtlar özel olarak ışıklandırılmalı- harika bir seyir zevki var. Ufuk Hanım Emre Bey daha onuncu merdivende pes edip birinci galeride kaldılar. Bence en birinci galerinin en üstüne, ikinci galerinin ise en altına kadar gidilmeli. Kadri Hocamla ben en alta inip tekrar en üste geri çıktık. Kayalara dokunup, manzarayı doya doya seyrettik.
Mağaranın halen daha oluşumunun devam ettiği yazıyor internet sitelerinde.
“Yüzey jeolojisi ve mağara haritalandırma çalışmaları Ocak 1992'de başlamış ve Ocak 1995'te tamamlamıştır.Mağara galerileri Mağara Araştırma Derneği tarafından 1992'de haritalandırılmıştır. Sonraki hari-talandırmalar, Türkiye Maden Tetkik ve Araştırma'nın (MTA)genel yönetimi altında, 1994'te Mağara Araştırma Projesi'ne bağlı bir takım tarafından yürütülmüştür.Tamamlanmamış orijinal harita yapılırken derlenen MTA haritasından destek alınmıştır.
Ballıca Mağarası Tokat Dağı'nın başkalaşmış şistleri üzerinde uzanan karstik kristal kireçtaşıyla oluşmuştur.Mağaranın içerisinde yer alan kristalleşmiş kireçtaşı kütlesinin yüzey alanı yaklaşık 30 hektardır.Tektonizm ve karstikleşmenin sonucu olarak, bu oluşumun derin yerlerindeki çözelti boşlukları mağaraya bir yükselti sağlamıştır.Kireçtaşlarının sınırlı yüzey boyutuna rağmen bilinen mağara 680m. uzunluğunda ve geniş kapsamlı karstikleşme gösteren 6.500 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır.” (İnternetten alınıtdır.)
Ben çok mağara gezmedim ama içerisindeki sarkıtların, damlataşların şekilleri gerçekten muhteşem. Belki de bir çok mağarada görünebilecek bu oluşumlar, bir mağarada toplanmış gibi.
Galeriye inen yollar.
Burası birinci galeri. Üste çıkan ve alta inen merdivenler var. Oldukça yüksek bir tavanı var.
Yukarıya bakış.
Alt galeriye iniyoruz.
Fotğraf makinasının flashını çalıştırmak yasak. Zaten flashla bu güzellik kapanıyor. Ayaklığıda yanıma almadığım için fotoğraf kalitesi biraz düşük. Ancak alttaki resimde en son ışık , bize çok uzak ve sürekli merdiven inerek oraya ulaşabiliyorsunuz.
Altta Kadri Hocayı görüyoruz. Maşallah yaşına rağmen zıplaya zıplaya çıkıyor merdivenleri…
Mağaranın bulunduğu dağdan manzara…Şubat ayında bile harika gözüküyor.
Aşağıda Emre Bey, Ufuk Hanım ve Kadri Bey…
Ben..(Tokat’taki tek fotoğrafım.)
Yolda çok güzel bir dereden, yüksek bir su sesi geliyordu. Biraz daha yukarılara çıkıp, bu buz gibi suyla elimizi yüzümüzü yıkadık.
Ve dönüş yolu..
2 Yorum:
Gerçekten büyülendim! Paylaşımın için teşekkürler..Sevgiyle...
şahane bir yermiş hem sen gittin gördün hem de bizler ne iyi ettin :)
Yorum Gönder