16 Mayıs 2010 Pazar

Duyarsızlık...



Bir gün evde televizyon arızalanmış. Tamirci gelip, televizyonun arkasını açınca, bir de ne görsün, her taraf ekmek kırığı dolu.

Tabi hemen kimin yaptığını anlamışlar. Evin 4 yaşındaki yaramaz kızı.
Evin büyükleri çocuğa bağırmışlar, hatta dövmeye kalkmışlar. Anne hariç.
Tamirci gittikten sonra anne küçük kızına bunu niçin yaptığını sormuş?
Küçük kızının cevabı karşsında göz yaşlarını tutamamış.
Küçük kız televizyonda Afrika'da aç çocukları gördüğü için her gün gizlice televizyonun arkasından içeriye ekmek kırıntısı atıyormuş.


Bu hikaye duyarsızlaştığımızında bir öyküsü.
Bırakın Afrikayı, TV'de yaşadığımız şehirde böyle manzara görsek ve bize 10 dk uzaklıkta olsa bile sonraki haberi dinliyor yada bir başka kanala geçiyoruz. Üstelik bunu yaparken sofrada tıka basa yemiş bir şekilde kalkmış, önümüzdeki meyve, çerez, dondurma vb... şeyleri yerken yapıyoruz...Arabaya binip, oraya gidip onlara yardım etmeyi bile düşünmüyoruz.

6 Yorum:

tatlıhayat dedi ki...

SİZİNLE AYNI FİKİRDEYİM,NASIL BÖYLE DUYARSIZ,KAYITSIZ BİR TOPLUM OLDUK BİLMİYORUM.SEVGİYLE...

Ali İkizkaya dedi ki...

Küçük Kızın davranışı beni ne kadar duygulandırdı ve sarstı ki tarifi zor. O minicik ellerin arasındaki biz büyüklerin dahi zor tutacağı dağlar kadar bir felsefe.
Ellerinize ve bizle paylaşan yüreğinize sağlık

ozgur dedi ki...

Sormayın ne kadar duyarsızlaştık,o kadar olur ,en az tıklanan yazılarım,çevremdeki yardıma muhtaç insancıklardan bahsettiklerim:(

aysema dedi ki...

Sevgili Ali İkizkaya'nın yazısının yönlendirmesiyle geldim blogunuza. İyi ki de gelmişim.
Çocuklarımız bir anlamda bizi yansıtıyorlar. Yani gördüğünü öğreniyorlar.
Farkında olanların çoğalması dileğiyle...

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

duyarsızlaşmak gerçekten kötü yardım etmek.geçenlerde dolmuştayım orta yaşlı bir amca kaldırımın kenarına yığılıvermiş üstü başı perişan ve yerde titriyor çırpınıyor sanırım sara hastasıydı belkide başka birşey bilemiyorum ama hiç bir allahın kuluda amcayı yerden kaldırmadı.gelen geçen dönüp dönüp ardına bakıyor ama hiç kimsede ya bi bakalım ya da bi ambulans çağralım yok.gerçekten durumumuz vahim!..

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Ekmek kırıklarıyla görüntülere konu olacak kadar açlıktan kemikleri sayılası yaşdaşlarını besleyen kendi küçük, kalbi büyük, ibret öyküsü kahramanı kızımızın vukuatı, Ali İkizkaya abimizle anlatıyla ilgili neredeyse bir saat süren sohbetimizin temasını oluşturdu. Nerelere gittik nerelere :( Yaşadığımız koşul ve standartlara şükretmek iyi de 'öteki'ler ne olacak?
Hayat nasıl geçer onlar için?
Sevgimle..

İzleyiciler